Bağlantı kalitesi

Üniversite yılları..

Ünlü ekonomi profesörümüz ile 200 kişilik salonda her hafta ayrı bir frekans yakalıyordum. Sorularına yorumlar istiyor, konuşmam için cesaretlendiriyordu.

Derslerim de iyi gidiyordu. Kendimi çok da bilinçli olmadan, hocam ile derin bir bağ yakalamış gibi hissediyordum.

Babamı yaz tatili için ikna etmiştim, ilk defa yaz tatili yapacaktım 20 yaşımda. New York’da yaşayan lise arkadaşımın yanında ve onun ayarlayacağı işte çalışmak üzere planladığım bir yaz tatili..

11 Eylül sonrası vize almanın zor olduğu zamanlardı.

Değerli hocamızın vereceği referans tüm kapıları açabilirdi. Bir ders bitiminde cesaretimi topladım, vize başvurum için referans yazmasını rica ettim.

Gülümsedi ve geçiştirdi. Mesajı algılamadığımdan mı yoksa reddetmesine ihtimal vermediğimden mi bilmiyorum, üsteledim.

Sinirlendi, sesini yükseltti: “Ne bileyim sen kimsin, neyin nesisin? Her isteyene referans mı yazacağız?”

Haklıydı.
Birileri ile tanışmış olmak, sohbet etmiş olmak hatta size yakınlık göstermesi; onlardan bir iyilik istemek için yeterli değildi.

Haklıydı ama hatalıydı. Daha iyi anlatabilirdi.

O yaz New York’da 2 güzel ay geçirdim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir