Aktif Dinlemenin Gücü

Ne kadar iyi, başarılı, zeki, ahlaklı ve benzeri süper özelliklere sahip olduğumuzu herkese sürekli anlatmak zorunda mıyız?

Dışavurum ihtiyacımız bizleri içten içe kemiriyor. Sosyal medyada fotoğraflarımızla, yazılarımızla, videolarımızla içimizdeki fenomeni ortaya çıkarmak için can atıyoruz.

Sohbet ederken, karşımızdakinin ne söylediğine önem vermiyor; bir sonraki cümlemizin ne olacağını tasarlıyor ve kendi gündemimizi anlatmaya devam ediyoruz.

Diyaloglar, kesişen monologlar halini almış durumda. Konuşmalarımız, uzay boşluğunda savrulan vızıltılardan ibaret hale geldi. Konuşmuş olmak için konuşuyoruz çoğunlukla.

Son derece benciliz.

Tüm iletişim ortamlarında, hangi rolde olursak olalım, aktif dinleme
(anlamaya çalışarak, önem vererek dinlemek) yeteneğimizi geliştirmemiz gerekiyor. Aile, iş, eğitim tüm ortamlarda; dinleme zamanını arttırmaya ve dinlediklerimizi sağlıklı biçimde değerlendirmeye ihtiyacımız var.

Aktif dinleme sayesinde diyaloglarımız, bilgi ve duygu alışverişine dönüşecektir. Anlamak ve anlaşılmanın yol göstericiliğiyle; verimli sohbetler, sonuç alınan toplantılar, huzurlu anılar çoğalacaktır.

Bir hafta boyunca daha az konuşun, daha çok dinleyin ve anlamaya çalışın. Kaybedecek bir şey yok. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir